DW Türkçe'nin ICIJ ile ortak araştırmasına göre, Keytruda'nın yüksek fiyatı hastaları dava süreçlerine iterken başka bir riske kapıyı aralıyor: Sahte reçete, bavul ticareti ve kaçak ilaçlar. Keytruda, ABD'li Merck şirketi tarafından üretiliyor A.G.'nin eşi, kanser hastası olduğunu Ağustos 2017'de hastalığının son aşamasında öğrendi. Tedaviye önce Keytruda ile başladı, ardından etken maddesi benzer bir başka immünoterapi ilacına geçti. Dört yıl boyunca "akıllı ilaç" olarak bilinen bu tedavileri kullandı. 42 yaşındayken 2024 yılında hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) açtığı davanın sonuçlandığını göremedi. A.G. hastalığı ilk öğrendiklerinde ilaca erişebilmek için yardım kampanyası başlatmak zorunda kaldıklarını söylüyor: "Dilenci gibi hissediyorsun. Yer yarılsaydı da yerin içerisine girseydim dediğim zamanlar oldu." Eşinin hastalığı ilerledikçe yük daha da ağırlaşmış. "Bir yandan hastalıkla uğraşıyorsun diğer yand...
Türkiye'de Keytruda tedavisinin yıllık maliyeti 3 milyon lirayı aşarken ortalama gelire sahip bir kişi bu tedavinin üç dozunu dahi karşılayamıyor. Birçok hasta ilaca ulaşmak için dava açıyor ancak süreci tamamlayamıyor. ABD'li şirket Merck'in ürettiği Keytruda ilacına uygulanan fiyat ve patent politikası Türkiye'de de çok sayıda kanser hastasını mağdur ediyor DW Türkçe'nin de parçası olduğu, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından yapılan araştırmaya göre ABD'li şirket Merck'in ürettiği Keytruda ilacına uygulanan fiyat ve patent politikası Türkiye'de de çok sayıda kanser hastasının mahkemelerde sürünmesine neden oluyor. Öyle ki zamana karşı yarışan kimi hastalar yargı yoluyla ilaca ulaşmaya çalışırken mahkeme kararını görecek kadar uzun süre hayatta kalamıyor. Söz konusu uluslararası gazetecilik araştırması, kanser ilacına erişimin pek çok ülkede tıbbi gereklilikten çok hukuki mücadeleye bağlı hale geldiğini gözler önüne ...